‘Başını yaslayacağın bir omuz…
Gözyaşlarınla yüzünü ıslatmaktan korkmayacağın bir yüz…’
Yoktu. Olmayacaktı.
Kelime oyunuydu, aşk.
Gün geldi, öğrendik; yalnızlığımıza yaslanmayı…
Öğrendik; sadece kendi yüzümüzle ağlamayı…